Hasan Aytekin'in Notları

arabam.com, editör, teknoloji, fenerbahçe, otomobil test, keyif

Notes

Fluence Kızı’nın viral halleri sosyal medyada fenomen oldu!

Yarattığı sosyal medya etkileşimiyle adından sıkça söz ettiren ve 400 bin kişilik Facebook üye sayısıyla bir sosyal medya devi haline gelen Renault, meşhur Fluence Kızı’nın mizahi bir bakış açısıyla tekrar yorumlandığı videolarla internet kullanıcılarını gülümsetmeye devam ediyor. 41? 29! imzası taşıyan projelerle sosyal medyaya damgasını vuran Renault, yine bir 41? 29! projesiyle adından sıkça söz ettiriyor. Facebook sayfasında yaklaşık 700 bin kişi tarafından paylaşılarak toplamda 9 milyon tekil izleyiciye ulaşan “Türk Baba” konseptli eğlenceli videonun ardından yeni bölümler de yayına girdi. Son dönemde 41? 29! İle birlikte hayata geçirdiği viral videolarla sosyal medyaya damgasını vuran Renault Türkiye, yenilikçi projelerle oluşturduğu iletişim platformuna iki viral video daha ekledi. Fluence reklamlarını mizahi bir tarzla yeniden yorumlayan “Türk Baba” videosu Facebook’ta yaklaşık 700 bin kullanıcı tarafından paylaşılarak 2 milyonu aşkın üye tarafından izlenmişti. www.facebook.com/renaultturkiye sayfası dışında onlarca video paylaşım sitesinde de tıklanarak toplamda 9 milyon izleyici sayısına ulaşan videonun ardından, en az bu video kadar ilgi görecek iki yeni video daha geldi. Facebook istatistik sitesi Socialbakers’ın listelerinde Renault’u Türkiye’nin lider markaları arasına yerleştiren www.facebook.com/renaultturkiye sayfasında yaklaşık 700 bin kez izlenerek bir rekora imza atan komik “Fluence Kızı” viralleri, TV reklamlarındaki konsepti temel alıyor. Fluence reklamlarında arkadaşına hava atmak için otomobilin özelliklerini kullanan afacan kız, bu videolarda da türlü yöntemler deneyerek arkadaşını kıskandırmaya çalışıyor. Ancak videolarda mizah unsuru kullanıldığı için küçük kız işi epeyce abartıyor. Elbette babanın tavrı da reklam filmlerindeki kadar ölçülü ve nazik değil! Amaç güldürmek olunca, otomobilin içinde Fluence Kızı’nın yoğun baskısına maruz kalan arkadaşı da tepkisiz kalmıyor. Kısacası reklam filmindeki kahramanlar bu virallerde adeta birer anti kahraman olarak çıkıyor karşımıza. “Sizin arabada bundan var mı?”, derken cep telefonundan bir darbuka ritmi açıp çiftetelli oynayan ve arkadaşını fütursuzca kızdıran Fluence Kızı, kızını “Anana çekmişsin!” diye azarlayan sinirli baba ve Fluence Kızının ağzını koli bandıyla bantlayarak haddini bildiren arkadaşını, günlük hayattaki doğal halleriyle izliyoruz sanki. www.renault.com.tr www.facebook.com/renaultturkiye www.twitter.com/RenaultTurkey

Notes

SALGIN VAR!…

Elele dolaşmak değil, selamlaşmak bile içinden gelmiyor.

Geçtiğimiz akşam Beyazperde.com’un hem yeni yüzünü tanımak hem de adını duyunca irkildiğim filmin etkinliğe gittim.

Filmin konusu kısaca söyle;

Amerikalı bir kadın işi gereği Hong Kong’tan döndükten iki gün sonra aniden geçirdiği, krizler nedeni ile hasatneye kaldırılmasının akabinde doktorların açıklayamadığı bir sebepten ölür. Eşini kaybeden adam evine dönüşünde oğlunu da benzer şekilde kaybetmesi ile içinden çıkılmaz bir hale düşer. Bunlar burada gelişirken benzer durumdan Hong Kong’da da ölüm gerçekleşir ve bunu bir çok kişinin ölümü takip eder. Arkasından devreye giren sağlık örgütünün araştırmaları, hastalığın kaynağına ulaşma çabaları ve hastalık nedeni ile oluşan karmasa nefes almadan hem hastalığın tanımlanmasını, hem de hastalık ekonomisinin yargılandığı bir sürece dönüşür. 

Bilim adamlarının çalışmalarını, medya çatışmalarını ve bir sürü usta oyuncuyu bir araya getiren filmi izlenesi bir yapıt olmuş. Davet için beyazperder.com’a teşekkür ederim.

hasan 

Notes

Philips ile iki metreden dünya kupası!

Evet her zaman ki gibi en öne oturdum evdeki  düzen de tamam ama bu sefer işin içinde Philips’in sistemi var. Derdim ne diye bakarsanız Fransa’nın gol atmasını ve Galatasaray’ın elinde tutamadığı Ribery’nin çalımlarını ve Anelka’yı izlemek istedim tabi ki…

Philips ile nelerin daha çok farkına vardığıma gelince ekran arkasında ışıklar ile bütünleşen ortam, Fransa takımından Jeremy Toulalan’ın kırlaşan saçları ve sarı kart ile değişen bakışları, yine Fransa’dan Bacary Sagna’nın sıradışı saçlarına yakından bakabilmem aklımda kalanlar oldu. Ribery’nin bir kaç hareketi dışında maç sıkıcı pozisyon olmadan geçti. Fransa Fransa diye slogan atmak boşuna idi - arada en büyük Fener bile dedim- ama Philips ile  görüntüler ve sesler keyifli oldu. Hard diskime çizik atan Vuvuzela’nın faturasını Fifa’ya kestim.   - Fifa Vuvuzela’yı sustursun! - Ama Vuvuzela azaldığında ses derinliği ile topa vuruşları  duymak , koşuları ve  seyircileri daha ayrıntılı görmek kesinlikle daha keyifli idi.. Benim için tek yapılması gereken fırsat bulduğumda ses ayarlı ve dış seslere kapalı bir kulaklık ile bu sistemi denemek olacak. Beşiktaşlı Q7 taraftarları ile minik tartışmalar keyifli olsa da… :)

Filed under futbol philips bersay bie dünya kupası uruguay fransa